Dijital Pazarlama Sosyal Medya

Sanal Cinsiyetçilik: Sosyal Medyada Kadın Olmak

Sevgi Karaer

Bilişim teknolojilerinin gelişmesine bağlı olarak emek toplumunun yerini bilgi toplumuna bırakmasıyla bireylerin toplumsal sorunlara vermiş olduğu tepkinin ve eylemlerin boyutu da değişime uğramıştır. Sahip olduğu etkileşimlilik, zaman mekan sınırının olmayışı ve benzeri özellikleri sayesinde sosyal medya, başta Twitter olmak üzere bu değişim sürecinde toplumsal örgütlenmenin en önemli mecrası konumuna gelmiştir.

“Hangi irade mucizesi, hangi ilahi güç, hangi oyun insanları birbirlerini sevmeye zorlayabilir; hangi çılgın düş gücü insanları sevmeye birbirimizi sevmeye, seni seviyorum demeye itebilir?”

Baudrillard

Gerek medyanın gerekse iletişim teknolojilerinin hayatımızda oynadıkları rol hızla ilerlemektedir. Günümüzde medya ve toplum ilişkisi, gelişen iletişim teknolojileri bağlamında dönüşüm geçirmiştir. Sosyal medya, kadınlar için de etkili bir mecra olmuştur. Bilgi paylaşımı yapabilmeleri, başkalarının paylaşımını görüp yorum yapabilmeleri sosyal medyayı kadınlar için vazgeçilmez bir paylaşım alanı haline getirmiştir.

Yeni medyada kamusallık niteliği taşıyan Ekşi Sözlük ve benzeri ortamlar hedef göstermekten ve erkekler tarafından katledilmelerini meşrulaştırmaktan imtina etmediği kadınların, toplumdaki hayatında ilerleme sağlamasına izin verilmiyor.Sosyal medyayı ve teknolojinin diğer formlarını kadınları “aşağılamak, baskı altına almak ve tehdit” amacıyla kullanan bireylerin sayısı da gözardı edilemeyecek bir yükselişe geçti.

Mersin’de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesi tüm Türkiye’de olay yaratmıştı. Kadına yönelik hız kesmeyen, bir türlü dur durak bilmeyen şiddetin ardından yaşanan bu cinayet de büyük tepkiye yol açtı. Özgecan cinayeti Türkiye’nin dört bir yanında protesto edilirken sosyal medyada da dikkat çekici bir kampanya başlatıldı.

“Şimdiye kadar hep sustuk” diyen kadınlar, #sendeanlat etiketi altında 640 bine yakın olay paylaştı. Kısa sürede TT listesine giren etiketin altında kullanıcılar yaşadıkları ya da tanık oldukları kadına cinsel taciz, fiziksel ve psikolojik şiddet, korku ve endişelerini dile getirdi. Tag açıldıktan 48 saat sonra yazılanların yaklaşık 1/3’ü orijinal, yani RT’ler hariç tutulduğunda dahi yüz binlerce taciz mağduru kadının hikayesini paylaşmış ve buna erkeklerden de ciddi bir biçimde destek gelmiştir.

Sosyal medya üzerinden şantaj, tehdit, iftira, taciz ve hakaret de yoğun şekilde karşımıza çıkıyor. Kadınlar, erkek tarafından ‘numaranı yayınlarım, özel konuşmalarımızı ifşa ederim’ şeklinde tehditlerle karşılaşıyor.Sosyal medya hesabınızda hiç olmadık kelimelerle size özelden yazan hiç tanımadığınız adamlar olabilir. Eğer cevap verirseniz yazışmayı farklı boyutlara taşıyanlarda olabilir.

Tüm kadınların, ötekileştirme, aşağılama, taciz, tecavüz gibi insanlık dışı felaketlerden kurtulduğu; çoktan topluma rehin vermiş olduğu ‘geceleri sokakta dolaşabilmek’ veya ‘bir bedenden çok daha fazlası olabilmek’ gibi en tabii özgürlüklerini geri alabildiği; kısacası insan olmanın gerektirdiği bütün haklarını uğruna savaşmasına gerek kalmadan sorgusuz sualsiz kullanabildiği ideal dünya düzenini düşlemediğim tek bir gün bile yok. Hala dünyanın çeşitli yerlerinde özgürlüğü için kadın olmanın mücadelesini veren; ekonomik bağımsızlığını kazanmış, kimseye eyvallahı olmayan; üzerine ne giyeceğine ya da bedeniyle ne yapacağına kendi karar veren; sabahın köründe kalkıp çalıştığı yerde ter dökmeye giden; ne kendinin ne de hemcinsinin ötekileştirilmesine müsamaha gösteren; sırf bir şirket adı altında çalışmıyor diye ‘ev hanımı’ denilerek ev işlerine döktüğü emek gözardı edilen; çocuğunu paşam diye el üzerinde tutup kadına düşman yetiştirmektense insan olarak yetiştiren; tanıdığım veya tanımadığım tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun.



Yazar hakkında

Sevgi Karaer

Sevgi Karaer

Nişantaşı Üniversitesi'nde yeni medya öğrencisiyim, sosyal medya ve web tasarım alanında çalışıyorum.

Yorumlar

Bir yorum yaz