Başlarken Girişimcilik

Neymiş Bu Start-up ya da Startup?

Start-up, 2010’lu yılların başında Amerika’da duymaya başladığımız terimlerden biri olan sonrasında dünyayı kasıp kavuran iş modelidir. Boş bırakıldığı düşünülen alanlarda yaratıcı ve yenilikçi fikirler üzerine kurulmuş, bu süre içerisinde sermayenin dış kaynaklardan temin edildiği hızlı bir şekilde ölçeklenebilen girişimlerdir.

Start-up dilimize girişim veya yeni girişim olarak kabul görmüştür ama sektörde genel olarak İngilizce hakim olduğu için start-up şeklinde kullanılmaya devam edilmiştir.

 

Start-up Nedir? 

Start-up aslında bir hayaldir, fikirdir, süreçtir. Hızlıca büyümek için tasarlanmış, sermayenin, teknolojinin ve uygun koşullar ortamının melek yatırımcılar tarafından sağlanan, kitlelerin ihtiyaçlarını gideren yeri geldiğinde bunları ihtiyaç haline dönüştüren, başarılı sonuçların garanti edilmediği şirketlerdir. Kısa sürede çok yol kat etmeye çalışan şirketler olarak da adlandırabiliriz.

Her ne kadar kulağa havalı gelse de günümüz dünyasında ‘kurumsal’dan sıkılan çalışanların kaçış kapısı olarak görülse de asla garantisi olmayan ve emek gerektiren sürekli ilerleyip, gelişmesi gereken bir dünyadır.

Startup ile ilgili öğrenmemiz gereken en önemli noktalardan biri her girişim bir star-up değildir. İkisinin arasındaki en temel farklardan biri büyüme hızıdır. Start-up’lar herhangi bir coğrafi kısıtlama olmadan büyümek, hızlı bir şekilde yukarıya doğru ölçeklenmek isterler. Girişimler ise yerel sınırlarla kısıtlanabilirler, çok hızlı büyüme kat etmeye bilirler.

Start-up’lar ulusal olmaktan çok küreseldir. Gözlemlenen konuların başarılı bir şekilde aktarılması gerekir. Start-up illa ‘‘bilinmeyen’’ peşinden koşmak demek değildir, görünmeyeni görmek de diyebiliriz.

Son zamanlarda yeni bir trend haline gelen lokma tatlısını örnek gösterebiliriz. Senelerce ülkemizde bilinen bir tat olan lokma tatlısı şimdilerde insanların kapılarında sıra oluşturduğu biz lezzet haline geldi. Peki bu nasıl mümkün oldu? İşin içine inovasyon, farklılık ve azim devreye giriyor. Tabii insanların bu farklıkları kabul edip sindirmesi de gerekli.

Günün sonunda ya insanlar için bir ‘’ihtiyaç’’ oluşturacaksanız ya da insanların ‘’mevcut ihtiyaçlarına’’ kulak verip bunlar üzerinden yola çıkacaksanız. Seçim sizin…

 

 



Yazar hakkında

Dilruba Sopakoymaz

Dilruba Sopakoymaz

Süleyman Demirel Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım öğrencisiyim. Dijital pazarlama üzerine öğrendiklerimi paylaşıyorum. Yorum ve görüşlerinizi bırakabilirsiniz.

Yorumlar

Bir yorum yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.